Kerim Tunçay

Temmuz 1991

Laneth 3. Sayı

Laneth’in 3’üncü sayısında da kapak Slayer. İçeride yerli meselelerden Gülhane olayları (Krosun Siyah Tokmağı köşesinde), Moribund Youth’un muhtemel ilk konseri, Hollanda’dan Swazafix eşliğinde Metalium, Hazy Hill, DarkPhase ve Crimegate konseri dikkati çekiyor.

Ağustos 1991

Laneth 4. Sayı

Laneth’in 4’üncü sayısı ilk 3 sayıdan farklı bir şekilde basıldı, bu nedenle boyutu daha küçüktü. Belki de ofset baskıya bu sayıda geçildi, bunun ipucusu önsöz sayfasında Çağlan Tekil tarafından veriliyor. Bu sayıda Türkiye’den isimlere fazla yer verilmemişti. Metalium’dan Gündüz Hakan Savaşer konuk yazar olarak görülüyor, dönemin bilgisayar dergilerine heavy metal katmasıyla meşhur Murat Adanç röportajı dikkat çekiyor. Bunun dışında haberler ve Krosun Siyah Tokmağı’nda birtakım detaylar bulabilirsiniz.

Eylül 1991

Laneth 5. Sayı

Laneth’in 5’inci sayısında kapak Queensryche oldu, içeride ise o dönem Tempo dergisinde Rock Garajı sayfalarını hazırlayan Barbaros Devecioğlu röportajı ve Volvox konseri yerli sahne ile ilgili konuları oluşturuyordu.

Ekim 1991

Laneth 6. Sayı

Laneth’in ilk sayıları arasında en dolu dolu olanı muhtemelen bu sayıdır. Kapakta ilk defa yerli bir gruba yer verilmesinin yanında; Hazy Hill’in Avusturya seferi, Sawdust ve Aptülika röportajları, DarkPhase’in Mortal Visions demosu, mektuplarda tanıdık simalardan Güray Topaç, Asım Can Gündüz konseri ve Lanethli Konserler I izlenimleri 6 numaralı sayının yerli konularıydı.

Kasım 1991

Laneth 7. Sayı

Laneth’in 7’nci sayısında kapak grubu Rumble Militia idi. Darkphase ve Asım Can Gündüz röportajları, Spinners’ın demosu, ODTÜ’de Anti-Uyuşturucu Rock Konseri etkinliği, PK27’de İzmir’in tanıdık metalik simalarından Özgür Ölütoprağı’nın mektubu ve “Günde 10 saat çalışmakla ünlü olunmaz!” başlıklı tartışma yazısı içerikte dikkati çekmekte.

Aralık 1991

Laneth 8. Sayı

Laneth’in 8’inci sayısında kapakta Pentagram’dan Bartu Toptaş var. Bartu Toptaş ile Zarife Öztürk ve Çağlan Tekil’in yaptığı röportaj, Süreyya İzgi’nin Dr. Skull röportajı, Devil’in hesaplarının tutmadığı muhteşem dönüş konseri, Disgrace demosu ve gruplara katılma hikayeleri bu sayının öne çıkan konuları.

İlgili olaylar:

Ocak 1992

Laneth 9. Sayı

Laneth’in 9’uncu sayısı ile birlikte kapak artık siyah basılmaya başlandı. Metalium’un kapağında yer aldığı sayıda Disgrace röportajı da bulunmakta. Metalium ve DarkPhase’in Adana konserinin izlenimleri, konumuzla ilgili bir başka içerik.

1992-09-13 Sodom (Kaan Bilge) (1)
13 Eylül 1992

Sodom ve Pungent Stench konseri

Holy Moses’ın çıkamadığı konserde pek bir olay çıkmamıştı ancak sadece konser sonrası yazılı ortamda tartışmalar yaşandı. Bu sefer 13 Eylül’de Sodom, Pungent Stench, Hole in the Wall ve Cultus’un açıklandığı konserde hem güvenlik personeliyle seyirciler arasında kavga çıktı, hem polis konseri yarıda kesti, hem de konser sonrası sokaklar metalci ve maganda çatışmalarına sahne oldu. Perde arkasında yine Aydın Tuna’nın Mask Entertainment adlı firması bulunuyordu, bu kez yanlarında o dönem yeni kurulan Hammer Müzik adlı müzik market ve prodüksiyon şirketi vardı. Hammer Müzik, Haluk Ataklı tarafından Kadıköy’de kuruldu. Günümüze dek varlığını sürdüren Hammer Müzik dükkanı, Akmar Pasajı’ndaki yerine taşınmadan önce işlerine iki sokak üstte, Moda Caddesi’nde bulunan Çakıroğlu İşhanı’nda başlamıştı. Konserden bir gün önce yapılan imza günü de buradaki dükkanda gerçekleşti.

Seyirciler içeriye alınmadan önce soundcheck yapıldı, sahneye bunun için sırasıyla Pungent Stench ve Sodom çıktı. Böylece Sodom üyelerinin en azından bu şekilde sahne fotoğrafları çekilmiş oldu. Davulcuları Chris Witchhunter, henüz Bostancı Gösteri Merkezi’nde gelmemişti. Bu da gün içerisinde gerilim artıracak ve konser sonrası tartışmalara katkıda bulunacak etkenlerden biriydi. Sesin hazır hale getirilmesinin ardından seyirciler içeriye alındı, sahneye ilk olarak organizatör Aydın Tuna çıktı. Sodom’un Türk düşmanı olduğuna dair iddialardan bahseden Aydın Tuna, doğal olarak Laneth’te çıkan yazılardan bahsetti. Seyirci “Laneth dışarı!” diye tezahürat ederken sahneye çağırılan Andy Brings ve Tom Angelripper’ın elinde Türkiye bayrağı bulunmaktaydı, seyirciye bayrak açarak açıklamalar yapıp fotoğraf makinelerine poz verdiler.

Sodom’un iddialara cevap veren seremonisinin arından konserler başladı. Sahneye ilk olarak İstanbullu thrash metal grubu Cultus çıktı. Kısa bir süre önce “Let’s Burn the Fumigation” adlı dokuz şarkılık demolarını çıkaran grubun sahnesinde Barış Naim (bas), Serkan Özkaya (davul), Cenk Açıkgöz (gitar) ve Burak Atalay (gitar ve vokal) bulunuyordu. Performansı genel olarak beğenilen grup, günün en çok sahnede kalan ismi olacaktı. Ardından sahne Hole in the Wall için hazırlandı. Kadro konusunda değişken bir karakter içerisinde olan grupta bu kez Bülent Benli’nin (vokal) yanında Metafor’dan Kemal Kut (gitar), Disgrace’den Taner Tanrıöver (bas) ve Death Project’ten Serhat Adalı (davul) çaldı. En az Cultus kadar coşkulu bir performans sergileyen Hole in the Wall’da Kemal Kut’un seyirciyle diyalogları ve Bülent Benli’nin bir ara seyirciler arasına karışarak şarkı söylemesi, konserde interaktif bir ortam yarattı.

Sırada Avusturyalı death metal grubu Pungent Stench vardı. Deathroom, Death Project gibi gruplar ve fanzinlerde ayrılan sayfalar sayesinde yeni yeni death metal ile tanışan Türkiye metalcileri Pungent Stench ile birlikte iyice dağıtma imkanı buldular. Sahneye çıkıp seyircilerin üzerine atlayanlar çoğunluktaydı. Güvenlik görevlileri bu duruma pek aşina değillerdi, sahneden atlayanlara engel olmaya çalıştılar, bunu yaparken güvenliği pek gözetmiyorlardı. Seyircilerin üzerine atlayan insanları ittirdiler, yanlış yerlere düşüp yaralanmalarına sebep oldular. Buna tepki olarak seyirci de güvenlik görevlilerini aşağıya çekmeye başladı ve iki taraf arasında kavga baş gösterdi. Aralarda seyircilerin üzerindeki ışıklar tamamen açıldı. Bu esnada Pungent Stench halen daha çalmaya devam ediyordu fakat bu böyle devam etmeyecekti. Sahneye Aydın Tuna çıktı ve Laneth dergisine göre “Size konser monser yok! Sodom da çıkmayacak!” dedi, Mega Metal’e göre ise “konserin daha fazla devam etmeyeceği” ve “salonun boşaltılması istendiği” açıklamasını yaptı. Bunun üzerine seyirci oturma eylemiyle durumu protesto etti ve organizasyona yönelik tepkili sloganlar attı. Ancak içeriye polis girdi ve oturan kalabalığa müdahale etti. Bu müdahale yine Laneth’e göre zor kullanarak gerçekleşmişken, Mega Metal’de “kibarca” salonun boşaltılmasının rica edildiği yazıyor. Yazar Fırat Yeşilleten, ironi yapmadığı konusunda parantez açıyor: “Allah için hakikaten böyle oluyor. Alay veya abartı değil yani”. İçeride coplar ne kadar konuştu, bunu sadece günün tanıkları biliyor.

Polis kordonu eşliğinde Bostancı Gösteri Merkezi’nden çıkan metalciler, bir kez daha magandalarla karşı karşıya geldi, sokaklar iki grup arasındaki kavgalara sahne oldu. Polis ise bu kavgalar esnasında çoktan dağılmıştı.

Bu sıra bitti. Tekrar sıralayalım: Baştan sona Sondan başa